Sınıfa geldiğiniz ilk gün fırtınalar estirmiştiniz. “Ben şunu isterim, ben bunu istemem; şöyle oturun, böyle kalkın; saygısızlıktan hoşlanmam, tembellikten nefret ederim; beni kızdırmayın yoksa fena yaparım.” demiştiniz.Yalancıydınız işte hocam! Çünkü siz bir karıncayı bile incitemezdiniz…

Öğretmenlik kutsaldır, zordur, sabır ister. Etrafımı aydınlatayım derken kendini eritir. Topraktır, türlü türlü çiçekler yetiştirir. Aydır, karanlıkta kalanlara yol gösteren. Ateştir, etrafımızdakilere sıcaklık veren. Kevser’dir, damakta tatlı bir lezzet bırakan. “Görevimi seviyorum, sizde öğretmen olun.” demiştiniz. Yalancıydınız işte hocam! Çünkü siz hep doktor olmayı istemiştiniz…

İnsan sarrafı olduğunuzu söylerdiniz. Koridorda beni bir kenara çekip; ”eminim ki sen fındığı çok seversin, en sevdiğin renkte yeşildir, hareketlisin, sinirlisin, kendine laf getirtmezsin. Ayrıca gülerek temeli de çok seversin.” demiştiniz.Yalancıydınız işte hocam! Çünkü siz beni Rizeli zannetmiştiniz…Bir gün sınıfta bana hakaret etmiştiniz. Bir mektup yazıp masanıza koymuştum. “ne bu? “ diye sorduğunuzda sadece çatılmış iki kaş görmüştünüz. Biliyordum beni çağırtacağınızı. Çünkü çok şaşırmıştınız. Karşınıza oturtup bol bol nasihat etmiştiniz. Haksız yere suçladığınızı bildiğiniz halde “ben haklıyım.” demiştiniz.Yalancıydınız işte hocam! Çünkü gururunuza yedirememiştiniz…

İnsanlara yardım etmeyi çok severdiniz. “onlar mutlu olsunda ben mutlu olmayayım ne çıkar.”demiştiniz. Bir öğrencinize yüksek miktarda para vermiştiniz. “yeter ki sen çalış, oku, meslek sahibi ol. Benim maddi durumum iyidir. Ne zaman istersen gel, iste.”demiştiniz. Yalancıydınız işte hocam! Çünkü daha dün arkadaşınızdan borç istemiştiniz…

Sizi her gün görmek isterdim. Bir şey söylemeniz gerekmez, bir bakışınız yeterdi. Kapıdan başımı uzatıp bakınca hemen dışarı gelirdiniz. “sen yinemi derse girmedin, bu gidişle sınıfta kalacaksın.”derdiniz. Her gün derdimi dinler kendinizi bana örnek gösterirdiniz. “benim gibi mutlu ol.”derdiniz.Yalancıydınız işte hocam! Çünkü siz benden de dertliydiniz…Sabah erken gelir gazeteye göz gezdirirdiniz. Bende bir sabah erkenden gelmiştim. Size bir şey ikram etmek istemiştim, istemediniz. “karnım tok, evde nefis bir kahvaltı yaptım.”demiştiniz.Yalancıydınız işte hocam! Çünkü siz dün gece okulda nöbetçiydiniz…

Okulun son günleri benden çok siz beni görmek istemiştiniz. “hınzır kız! Sana diplomanı kendi elimle vereceğim. Korkma bu sefer sözümde duracağım.”dediniz. O gün gelmediniz.Yalancıydınız işte hocam! Çünkü o gün beyaz kefeninizi giymiştiniz.

Sizi artık hiç düşünmüyorum. Ne gülümsemenizi nede gözlerinizdeki o parıltıyı hatırlamıyorum. Nasihatlerinizin hiçbiri kulağımda değil. Sizi hiç ama hiç sevmiyorum.YALANCIYIM İŞTE HOCAM! ÇÜNKÜ SİZİ ÇOK ÖZLÜYORUM…

ÖĞRETMENLER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN...
SİZİ AŞIRI DOZDA SEVİYORUM...
UZUN ÖMÜRLÜ OLUN EMİ...!
“Ve mutluluk bir kibrit çöpü.
Artık ne kadar yanarsa…”