2

Gidişinle yarattığın acılardan bir yol çizdim kendime...!



 

Hayat senle ağlamak, senle gülmekmiş. Baksana ne kadar çabuk geçiyor zaman...! Her şey o kadar acı veriyor ki. Bu sessizlik, bu kırgın kaçış..
 Artık mutlu olmak için nedensizliğimi sorguluyorum. 'niçinlere' cevap arıyorum kendimce. Oysa biliyorum, cevapsız kalacak tüm sorularım. Kendimi kaybedip kendimi yeneceğim yine. Kaçmak, kurtulmak isteyeceğim. Hayata sesleneceğim; 'Kurtar Beni Kendimden!!!'  Hayat bunu yapmayacak tabi.Sen bilmeyeceksin yine, hapishanemden kaçıp sokağından geçtiğimi. Ömrümü aydınlatacakmış gibi seni beklediğimi.
 Görmüyordum ama biliyordum.
Oradaydın işte. Perdenin tam arkasında. Beni... Kendi hayatından kaçıp sana sığınmaya çalışan zavallı beni izliyordun. Seni bir tek kendimle aldattığımı biliyordun.
Sende hayat gibiydin işte. Hiçbir zaman içten sevmedin beni. Hep kendine muhtaç, hep kendine esir bıraktın. Yüreğine almadın beni hiç dimi? Ama beni kendime de bırakmadın.
Yüzümün aynasından kendini izledin, seni ne kadar sevdiğimi... Senin aşkın ruhunun içinde kırılan bir aynaydı, yansımasız ve yoksundu benim yüzümden.
 Hiç bilmedim beni ne kadar sevdiğini, beni yüreğinde sakladığın yeri...?

ölüyorum. Hadi toplan! Birazdan yağmur yağacak bu şehre. Umutlarımız ıslanacak. Hadiğğ toplan! 
Özgürsün artık yüreğimde. Korkma, gelmem arkandan.




'Kaçmaya çalıştığın gerçek bir gün karşımıza çıkacak.
Ve işte o gün kaçacak yerimiz olmayacak...!'

“Ve mutluluk bir kibrit çöpü.
Artık ne kadar yanarsa…”