0

Anlayacağınız Pişmanım, dünyanın en büyük suçunu işlemişim meğerse, ÇOK SEVMİŞİM...

Bu edebi bir yazı değildir dostlar, dinleyin; anlatacaklarım var. Bundan tam 4 yıl önce birine âşık oldum ben… Ansızın geldi ve hayatımın tam merkezi oldu birden. Aşkı gün geçtikçe öyle çok büyüdü ki içimde, öyle bir hale geldi ki taşıyamadım. Birilerine anlatıp kurtulmak istedim bu yükten, işte o günden sonra içimdeki koca bir dünya, cehennem oldu… Birkaç dosta döktüm içimi, dost dediysem yüzüne gülüp arkandan tuzak kuran bir avuç insandan bahsediyorum…
  Ne olduğunu anlamadan cümle âlem duydu kalbimin sır gibi sakladığı, defterlerden bile kıskanıp sadece yüreğime yazdığım o ismi… Ona olan aşkım insanların en kuvvetli silahı oldu birden. Benimle derdi olan onun yanında soluğunu aldı. Senaryolar yazıldı üzerimden, izledim.
Haa O mu, O inandı tabi ki duyduklarına… Demediğini bırakmadı önce, söylediği her kelimede derin kesikler açıldı içimde. Gecem gündüzüm birbirine karıştı. 
Yaşarken ölmek derler ya, tam da öyle işte...
Kendimi bu hale getirdiğim için kızdım, çok kızdım hemde... 
Anı, saniyeyi, yaşattığı acıları, yaşananların hiçbirini unutamadım. 
Zaman sanki inadına besledi içimdeki yarayı…
Nedenini bilmiyordum, bildiğim tek şey onu ölesiye sevdiğimdi… 
(Ben ki sırf ona uzak kalma korkusuyla kazandığı yere gitmeyecek kadar aciz biri idim işte... )
Şimdilerde ise çok değişti her şey, değiştim... 
Mutsuz değilim, mutlu da değilim...  
Ama huzurluyum, gözümde beş para etmez artık kazma bey...
Şu sıralar şereften bahseder olmuş bir de, ah ne hoş... Vuvvvv bir kıza el kaldıran biri için fazla iddialı...
Neyse işte,
Herkes ettiğini bulur, herkes hak ettiğini görür.
Ne diyordu Hüseyin abimiz;
Hakkımı asla helal etmiyorum sana yar
Ben bu dünyada yandım öbür dünyada sen yan!

Gerisi sansürlü dostlar. Sahi siz anlıyorsunuz dimi beni canlar? 

0 isyan:

“Ve mutluluk bir kibrit çöpü.
Artık ne kadar yanarsa…”